Rüya ülke İtalya… Hazır Ramazan Bayramı da yaklaşıyorken bir İtalya turu ne güzel gider değil mi? Aslında çok sıcak havalarda gezmek biraz zor oluyor ama size önereceğim şehirlerden birkaçına bile gitseniz rüya gibi bir tatil geçireceğinize eminim!

Tarih ve romantizm dolu şehir Roma, Ortaçağ büyüsü Siena, sanat kenti Floransa, efsane şehir Venedik, masalsı aşk şehri Verona, Alp Dağları’nın eteklerinde yer alan Como, Cenova’nın incisi Portofino ve meşhur Pisa Kulesi hakkında tüm ayrıntılar bu yazıda!

Birkaç ay önce gerçekleştirdiğim kapsamlı İtalya gezisinden sonra İtalya’da mutlaka görmeniz gereken belli başlı yerleri Hürriyet Aile’deki köşemde yazmıştım. Şimdi bu gezinin kısaca özetini Trendbook’ta da sizlerle paylaşıyorum. Haydi, hep beraber İtalya turuna çıkalım…

ROMA

roma

Kesinlikle en çok günü Roma’ya ayırın. Gerçekten büyüleyici bir şehir. Özellikle Vatikan ve Trastevere müthiş! Roma’nın merkezinde yer alan Colosseum, Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi), Piazza di Spagna (İspanyol merdivenleri) ve Castel Sant’Angelo birbirine çok yakın. Şehrin ortasından geçen Tiber Nehri’nin öbür tarafında ise Vatikan San Pietro Meydanı, Trastevere, Pantheon ve Piazza Navona birbirine yürüme mesafesindeler. Siz siz olun meydanlarda yer alan restoranlarda, kafelerde yemek yemeyin. Müthiş lezzetler ara sokaklarda gizli. Her bir sokağa girip çıkın bakın gizli saklı köşelerde ne mekanlar, ne kiliseler, ne dükkanlar, ne galeriler var… Şehrin her köşesini keşfetmek kolay olmasa da antik şehir tarafında yoğunlaşıp hem tarihi hem de çevreyi öğrenebilirsiniz.

Ayrıca aklınızda bulunsun İtalya’da tarihi yapıları ve müzeleri gezme kuralları biraz değişebiliyor. Bazı müzeler restorasyon nedeniyle kapalı, bazı dükkanlar öğle tatilinde çalışmıyor, bazı binalar erken kapatılıyor, uzun kuyruklarda da beklemeyi istemiyorsanız önemli müzeler, katedraller için hafta sonunu tercih etmeyin.

SIENA

siena

Siena favorilerimden, mutlaka görülmesi gereken bir yer. Siena Ortaçağ’ı temsil ediyor. Prag’daki o masalsı hava, burada da hakim. Engebeli bu şehrin içerisine arabayla girmeyin, sanırım yasak zaten. Burada taksi bile zor bulursunuz. Yürümek çok daha keyifli zaten. Piazza del Campo, tam şehrin merkezinde yer alıyor. Campo’ya yakın Duomo, İtalya’nın en görkemli Gotik katedrallerinden biri. Burası Divina Bellezza olarak geçiyor. İçerisinde katedral ve müze yer alıyor. Duomo’nun içi büyüleyici hele mermer zemini müthiş. Bu şehri gezerken her bir sokakta ayrı bir tarihi yapı karşınıza çıkıyor, hiçbir sokağı atlamayın gezerken. Tarihi yapılarının yanı sıra ara sokaklarda şık restoranlara ve butiklere de rastlayabilirsiniz. Ayrıca Siena’ya gelmişken Toscana’nın meşhur şaraplarından da almadan dönmeyin derim.

FLORANSA

floransa

Şehre inerken yolunuzun üstünde Michelangelo Tepesi’ne rastlayacaksınız. Buradan şehri tepeden inceleyebilirsiniz. Kent merkezine gelince de şehrin en eski ve dikkat çeken köprüsü Ponte Vecchio ile karşılaşacaksınız. Köprü nehir tarafından bakıldığında çok güzel ama sağlı sollu kuyumcularla çevrelenmiş iç tarafı benim pek hoşuma gitmedi açıkçası. İnanılmaz bir yoğunluk vardı, Kapalıçarşı’yı turistlerin neden çok sevdiğini bir kez daha görmüş olduk. Kısacası burada gezmeniz gereken yerleri sıralayacak olursam: Santa Maria del Fiore kilisesinin üzerine kurulmuş Duomo, Piazza San Marco, Piazza della Signoria, Galleria degli Uffizi, Piazza Santa Croce, Mercata Nuovo, Piazza Santa Maria Novella ve Palazzo Pitti’nin civarı… Tarihten biraz sıkıldık diyorsanız da Boboli Bahçeleri’ni tavsiye ederim.

VENEDİK

venedik

Venedik’te bir gün kalsanız bence yeterli ama eşi benzeri olmayan palazzo’ları, kanalları ve köprüleri kesinlikle görülmeye değer! Kalabalık bir şehir, her yer turist dolu. Meydanlardan çok burada da kalabalıktan uzak köşeler, sokaklar, kafeler benim daha çok ilgimi çekti. Büyük Kanal’ın arkalarında gezerken her bir köprünün altından ayrı bir gondolun geçtiğini göreceksiniz. Venedik’te gondolla gezmek ölmeden önce yapılacaklar listesindeydi benim için 🙂 Bu müthiş duyguyu görmeyip benim gibi yaşayabilirsiniz de. Evet, pahalı ama bence buraya kadar gelmişken kendinizi bu zevkten mahrum etmeyin. Rönesans mimarisinin çarpıcı örneklerini göreceksiniz bu şehirde. Piazza San Marco ve civarını mutlaka dolaşın. Dükler Sarayı’nın arkasındaki hapishaneyi gondolla gezerken görme şansı yakalayabilirsiniz. Gezilmesi gereken müze ve kilise mevcut ama bence burada yapılacak en güzel aktivite gondola binip şehrin güzelliğinin tadını çıkarmak. Bir de vaporetto denilen teknelere mutlaka binin.

VERONA

verona

2010 senesinde izlediğim “Letters to Juliet” filmi sayesinde hayran kalmıştım Verona’ya… Verona’dan Siena’ya uzanan bir aşk hikayesine tanık olacağınız bu filmi kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. İzledikten sonra siz de benim gibi Verona ve Siena’ya gitmek için can atacaksınız eminim. Shakespeare’nin eseri Romeo ve Juliet’in geçtiği aşk şehri Verona’ya gelir gelmez Piazza Bra’yı göreceksiniz ilk olarak. Meydanda Roma Arenası karşınıza çıkacak. Şu sıralar arenada görülecek pek bir şey yok aslında ama yaz geceleri ünlü operalara ev sahipliği yapıyormuş burası.  Bu meydandan Casa di Giulietta Cappelletti’ye (Juliet’in evi) doğru gösterilen okları takip ederken şık butiklere ve restoranlara rastlayacaksınız. Devamında Juliet’in Evi’ne geldiğinizi önünüzde toplanmış kalabalıktan anlayacaksınız zaten. Muhteşem bir yer. Evin içini mutlaka gezin, o meşhur balkonuna çıkın, dileklerinizi hem duvarlara yazın hem de ağaçlara asın tıpkı benim yaptığım gibi 🙂 Sonrasında meşhur pazar yeri olan Piazza delle Erbe’yi ve hemen dibindeki Piazza dei Signori’yi gezin. Burada bir sürü kafe yer alıyor. Sokaklarda adım adım dolaşın ve Verona’nın tadını çıkarın.

COMO GÖLÜ

como-golu

Yeşilliklerle kaplı, sıra sıra dizilmiş Alp Dağları’nın eteklerine kurulmuş Como… Burada yapılacak çok fazla şey yok belki ama kesinlikle görülmeye değer. Burada fünikülere binip Como’yu tepeden seyre dalabilirsiniz, tekne turuyla gölde keyifli birkaç saat geçirebilirsiniz ya da yakın çevredeki gölleri ziyaret ederek keşfe çıkabilirsiniz. Ama mutlaka Como Gölü kenarında enfes manzara ve temiz havaya karşı bir şeyler yiyip, içmeyi ihmal etmeyin.

PORTOFINO

portofino

Cenova’nın doğusunda Riviere di Levante’nin en şahane yeri Portofino… Marinası, yeşilliklerle kaplı tepeleri, durgun masmavi denizi ve palmiyelerle çevrelenmiş, begonvillerin renklendirdiği özel villalarıyla sizi büyüleyen bir sahil kenti. Burada sadece ama sadece yürüyüş yapın, etrafı dolaşın, hava güzelse denize girin ve manzaraya karşı kafelerdeki yemeklerin tadını çıkarın.

PISA

pisa-kulesi

Evet, Pisa Kulesini gitmişken görmek güzel ama burada pek bir şey yok en baştan söyleyeyim. Eğer yolunuz buradan geçmiyorsa kesinlikle yolunuzu burası için değiştirmeyin. Bu beğenmediğim anlamına gelmesin ama 1 saat kalsanız yeterli olacak bir yer. Meşhur eğik kule Pisa’nın ziyaretçi sayısı çok fazla. Önünde klasik eğik kuleyi düzeltme edasıyla çekilen fotoğrafların sayısı inanılmaz. Biz buna ortak olmadık bu arada 🙂 Halkın üzerine yattığı, yemyeşil bir meydanda yer alan Pisa Kulesi’nin bulunduğu alana Piazza del Duomo deniyor. Burada, Campanile’nin (eğik kule) yanı sıra vaftizhane, katedral ve Campo Santo mezarlığı yer alıyor.

Not: Fotoğraflar bizzat Trendbook’a aittir 🙂