Trendbook, Dünyayı Geziyorum programının sunucusu Özlem Tunca Esirgenç’ten tatil önerileri almaya devam ediyor! Bu sefer Trendbook’a özel kaleme aldığı yer ise Maldivler! Özellikle şu sıralar güneşe doğru bir kaçamak yapmak için ideal olan Maldivler’i, Özlem Tunca Esirgenç’ten dinlemeye ne dersiniz?

“Maldivler denince aklınıza ilk ne geliyor? Öncelikle turkuaz renkli bir deniz, ardından lüks oteller, konfor ve muhteşem sahiller… Aklınıza her ne geliyorsa hepsi doğru! Bu yazımda size öyle güzel şeyler anlatacağım ki, Maldivler’e gitmek için can atacaksınız. Haydi başlayalım bakalım…

maldivler

Bu Cennet Topraklar Nerede? Kimler Var Burada?

Maldivler Hint Okyanusu’nun ortasında, binden fazla adadan meydana gelen adalar topluluğu. Bu adaların bugün yüzlercesi boşken, 100 tanesinde oteller, 200 tanesinde de yerel yaşamlar yer alıyor. İnsanların burada ana geçim kaynağı başta turizm ardından da balıkçılık. Ülkenin dini İslam, Arapça da bilen bir millet.

İnsanlar bu topraklarda mutlular, misafirperver ve sıcakkanlılar. Yöresel yaşamları da anlatacağım. Ama biraz merak edin.

Uzak mı? Nasıl gidilir?

Maldivler, ülkemize yaklaşık 7 saatlik bir mesafede bulunuyor. THY ile akşam biniyorsunuz uçağa, sabah cennet gibi topraklarda tatile başlıyorsunuz. Bir hayal mi? Asla değil. Yeter ki isteyin. Farklı bütçelerde uygun konaklama yerleri mevcut.

ozlem-tunca-esirgenc-yakupcan

Benim Tercihim

Ben hayatımda Maldivler’e 3 defa gittim. 4 tane de otelde kaldım. Sheraton’da, Lüx Maldives, Ayada ve Amilla Fushi otelleri… Tabii her otelin havası, her adanın tadı, anısı, hatırası, konforu, lüksü başka oluyor. Ama tek değişmeyen detay var o da denizin rengi. Nereye giderseniz gidin, hangi ada hangi otel olursa olsun deniz o turkuazını korumayı başarıyor. Deniz aynı olunca Maldivler’i zaten yaşamış oluyorsunuz. Ama oda seçimim her zaman Ocean Suit. Yani okyanus villası. Turkuaza karşı manzarada uyuyup uyanmak isteyenler için ideal!

turkuaz-deniz-maldivler

Turkuazın da Turkuazı

Ben Maldivler’e gitmeden önce denizin renginin hep photoshop olduğunu zannederdim. Ama photoshop olmadığını, renklerle hiç oynanmadığının garantisini verebilirim sizlere. Öyle bir turkuaz güzellik armağan etmiş ki yaradan buraya insan şaşırıp kalıyor. Denizin rengi baş döndürürken, sualtı zenginlikleri de insanı kendinden alıyor.

İnsan Maldivler’e gelince denizden asla çıkmak istemiyor. Buna bağlı olarak da denizde yapılacak bir sürü aktivite ortaya çıkıyor. Ben bir dalgıç olduğum için benim için en uç noktalardan biri oldu. Tabii Seyşeller ve Langkawi Adaları’ndan sonra.

Maldivler dünyanın en iyi korunmuş sualtı zenginliklerine sahip. Mercan resifleri el değmemiş ve ışıl ışıl. İnsan bakmaya kıyamazken, kırılıp dökülmesin diye palet bir çırpmıyor.

Maldivlerin su sıcaklığı yıl boyu 24-25 derece arasında. Bu sebeple su altında yaşayan canlılar buralardan göç etme ihtiyacı hissetmiyorlar. Ve 4 mevsim boyunca buraya tatile gelen turistler sualtına bakınca, bu aleme hayran kalıyorlar.

Ama sadece dalış değil tabii buranın olayı. Şnorkel de yapmakta fayda var. Dalış tutkunu olmaya gerek yok sualtına bakmak için. Şnorkel, maske ve paletle de mercan resiflerine, renk renk balıklara çok yakın olunabiliyor. Hem de bu aktiviteleri odanızın hemen önünden bile yapabiliyorsunuz.

maldivler-otel

Okyanus Manzarasına Karşı Uyanmak

Ben ilk fırsatta Maldivler’e bir daha gitmek istiyorum. Ve bir daha… 100 tane ada var. Tabii ben 4 tanesini gördüm geriye kaldı 96 🙂 İnsan her gidişinde ilk kez gidiyormuş gibi hissediyor, Maldivler’de özel olduğunu sonuna kadar hissediyor. Burada turistler için her şey özel. Şahsa tahsis edilen bir golf arabası, bir hizmetli, 24 saat temizlenen bir oda… Ne isterseniz anında gerçek oluyor.

Ben özellikle okyanusun ortasında, turkuazın içinde uyanmaya bayılıyorum. Koskoca bir oda, denize karşı bir yatak ve önde sadece turkuaz bir deniz… Balkonda kişiye özel bir de havuzu unutmamalı. Yani hayallerdeki tatil konforu Maldivler’de çıkıyor insanın karşısına. Dinlenmek, yalnız kalmak, sakin bir tatil yapmak için Maldivler tam biçilmiş bir kaftan.

maldivler-aksam

Pamuk Eller Cebe

Maldivler’de fiyat konusuna gelince… Her bütçeye uygun otel bulmak mümkün. Otellerdeki odaların turu de fiyatlara etki ediyor. Her şey dahil veya yarım pansiyon şeklinde çalışıyor oteller. İyi bir araştırma yapmak gerekiyor.

Yöresel Adalar, İlginç Hayatlar

Aslında burada yaşayanlar için akla hep çiçek desenli gömlekli, terlikli, şortlu, güneş gözlüklü insanlar geliyor. Aslında erkekler için öyle bir hayat gözlemledim diyebilirim. Erkekler rahatlar. Yine koşturan kadınlar burada da. Hangi adada kaldıysak muhakkak yöresel yaşam çekimi yaptık. Otelden kalkan teknelerle 20-25 dakikalık yolculuklar sonunda yöresel yaşamların aktığı adalara ulaşılabiliyor.

İnsanlar burada turistin değerini çok iyi biliyorlar. İkramlarda sınır yok. El sanatlarını ve çeşitli yöresel ürünlerini burada hemen göstermeye başlıyorlar. Hayatları tanımak, burada insanların nasıl geçim sağladığını görmek adına bu adalara gitmekte fayda var.

Evler tek katlı, geniş. Mutfaklar genelde dışarda, evlerde zaten kapı, pencere hep açık. Hava hep sıcak olduğu için insanlar kapı pencere kapatmıyorlar.

Tropik Cennet Maldivler

Bu adalarda insan yeşile de doyuyor. Tropik bir bitki örtüsü var. Normalde deniz kumu olan adalarda pek bir bitki olmaması gerekir ama para olunca otel sahipleri buna da bir çare bulmuşlar. Ama şunu söylemekte fayda var, bazı adalarda su kaynağı olduğu için çeşit çeşit bitkiler de yetişiyor. Turkuaz ve yeşilin buluşması Maldivler’de gerçekleşiyor.

ozlem-tunca-esirgenc

Keşke Sonu Gelmese

Her güzel şeyin bir sonu vardır demek gerçekten de çok acı ama ne yazık ki gerçek! Sayılı günler çabuk geçiyor ve güzel olan da bitiyor. Maldivler’de ne kadar kalınırsa kalınsın insan kesinlikle doyamaz.

Yemeklerinin güzelliği, denizin kışkırtıcı oluşu, odaların ultra lüks oluşu, ferah havuzlar… Sıralamakla bitmez, yere göğe sığdıramayız, insan günlerce yazabilir.

En iyisi ben daha fazla yazmayayım da siz gidip kendiniz görün, kendiniz yaşayın. Balayı çiftleri, arkadaş grupları, aileler yani herkes için uygun bir rota Maldivler…”